Ömer Günel’in başına gelenler sana kısaca ne düşündürdü derseniz, “Mektup” derim. Benim için Ömer Günel mektuptur.
Kuşadası’na kazandırdıkları, kazandığı kalpler ve kalp kazandıkça edindiği garez kafilesi, bize epey bol gelen İskandinav siyaset tarzı hepsine eyvallah. Ama yine de mektuptur Ömer Günel, yürekli ellerden çıkıp yürekli gönüllere okunan, yüksek oktavsan ses verdiği halde fıtratı ezik ve ürkek yürekleri pır pır attıran mahpus mektubudur.
Dikkatinizi çekti mi bilmem çekmediyse ben çekeyim, bundan sonra dikkat edin. Ömer Günel’in Silivri’den gönderip Kuşadası’nda okunan her mektubunun ardından adliye de olan bir dosya ile ilgili basın ahlağıyla bağdaşmayan, kişisel hakları koruma altına alınan yasaları bir kenara bırakarak fütursuzca trol saldırıları oluyor, hem de her okunan mektup dan sonra.
Bilmedikleri bir kavram olduğu için “ayıptır” dememeli aslında. Oysa bunun suç olduğunu bu ilin tüm yetkilileri biliyor. Hala utanmadan “şu kadar gelirin varmış. Eşin şu kadar alsa şu kadar olur” diyerek servis ettirenler, “Ömer Günel’in suç dosyalarını açıklıyoruz” paylaşımı yapanlar var. Sosyal medyadan Ömer Günel aleyhine tanık arama ilanı görmedik mi?. Ortada bir tek Ömer Günel’in hukuku yok.
Neden çok gerginler. Çünkü Ömer Günel’in mektuplarında bunların görüp bizim ıskaladığımız mesele yüzde 17’dir, evet şu meşhur yüzde 17. Siyasi kulislere göre gizli Ak Parti anketinde Çerçioğlu yüzde 17 çıkınca zavadanak “Olur nu canım Çerçioğlu’nun oy oranı yüzde 50” anketi bağırtılmaya başlandı.
Bendeniz samimiyetimle yüzde 17’yi biraz düşük ve abartılı bulurken, yemeden içmeden alel acele trollerin gözyaşları içinde “Çerçioğlu yüzde 50 ile kazanıyor” paylaşımlarını görünce yüzde 17’nin sağlamasının yapıldığını anladım. Evet bence de Çerçioğlu’nun oyu yüzde 17 .
Ömer Günel’in cesaretle, yılmadan, dik duruşla yazdığı her mektup yüzdelerine tırpandır aslında, işte yüzde 17’nin hikayesi budur. Bu sebepledir okunan her mektup sonrası trollerin teyakkuza geçirilmesi. Akıl verir gibi olmayalım ama neyse ki Ömer Günel’in mektup yazmasına engel olamıyorlar.
Demek ki bunlar için Ömer Günel hala burada ve oylar da kar helvası gibi eriyip gidiyor. Mektuba yenilmekten korkuyorlar. Ömer Günel’in her paragrafına, noktasına, virgülüne kaygı bozukluğu semptomları veriyorlar. Uyandılar, anladılar mektuplara yeniliyorlar.
Ömer Günel artık mektuptur ve geldiği güne kadar sadece 29 harfle gıdım gıdım tırpanlamaya devam edecektir. Bizim için iyi bir haber o da şu. Artık sadece Ömer Günel’den değil mektuptan da nefret ediyorlar.
Yorumlar