Advert
Advert

İTİRAFÇI BEYANI..

Yayınlanma Tarihi :
author

Önder Yıldırımcan

 

Ceza yargılamasında sadece itirafçı beyanıyla karar verilmemesi teamülünün temel hukuki nedenlerini ve içtihatlarını araştırarak aşağıya sıraladım. Okuyarak başlamamızın yazı bütünlüğü açısından anlamlı olacağı kanaatindeyim.

İtirafçı olan (etkin pişmanlıktan yararlanan) kişi, ceza indirimi almak veya hiç ceza almamak gibi doğrudan bir hukuki menfaate sahiptir. Bu durum, başkalarına suç atma (atfı cürüm) riskini doğurduğu için BU BEYANLARA ŞÜPHEYLE YAKLAŞILIR.

Ceza hukukunun en temel kurallarından biri "şüpheden sanık yararlanır"  ilkesidir. Başka somut delillerle (arama tutanakları, dijital materyaller, HTS kayıtları, banka hareketleri vb.) desteklenmeyen soyut bir itirafçı beyanı, suçu her türlü şüpheden uzak bir kesinlikle İSPATLAMAYA YETMEZ.

Mahkeme sadece bir itirafçının beyanına dayanarak ceza mahkûmiyeti kararı veremez. Yargıtay'ın yerleşik ve kökleşmiş içtihatlarına göre, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen bir itirafçının veya bir başka sanığın aleyhteki beyanları, yan delillerle desteklenmedikçe TEK BAŞINA HÜKME ESAS ALINAMAZ.

Yazıya girerken bunları sıralamamın sebeplerinden birisi Aydın, Kuşadası ve Ömer Günel özelinde karma karışık ve sahte algılara maruz bırakıldığımızı açıklamak içindi.

Belirtmekte yarar var, iddianamesi halen ortada olmayan Ömer Günel için, kendilerine dair bir paragraf özgeçmişlerini yazamayacak tiplerin  kurulmuş saat gibi haftada iki, üç palavra  iddianame yazabilmelerinin esvabı mucizesi, ilahi kaynağı nedir?. Haa birde dosya gizliydi değil mi?.

Girişte verdiğim temel hukuki ilke ve içtihatlarda belirtilen durumun tam tersi Aydındaki bazı sosyal medya profillerinin kurduğu fake mahkemelerde yaşanıyor. Sosyal medyada itirafçı kaynaklı iddialarla Ömer Günel’in her gün mahkum edilmesi normal mi?. Bu bir suç değil mi?. Yasa koyucunun bu tipleri çağırıp tabiri caizse “siz ne ayaksınız” demesi gerekmez mi?.

İddianamesi hazırlanmamış, daha yeni tutuklu olduğu sıralarda Ömer Günel için sosyal medyadan, “Ömer Günel aleyhinde ifade verecek tanık aranıyor” ilanı ,en başta verdiğim itirafçılık ile ilgili temel hukuki ilkeleri ve içtihatları  bu mevzuda iyice değerli kılmıyor mu?. Madem dosya gizliydi tüm bunlara niye engel olunmadı.

 

Ben Ömer Günel’in avukatı değilim. Baştan beri söylediğim herkesin edebiyle bu sürecin sonunu beklemesi gerektiğidir, ama bu tren çoktan kaçtı. Çünkü ne masumiyet karinesi kaldı, ne gizli dosya, birkaç gün önceden sosyal medyadan öğrendiğimiz operasyon bilgileri, sınır kapılarının tutulması gerektiği gibi trol alarmları da cabası.

Yazıya itirafçılık ile ilgili temel hukuki ilkeleri ve içtihatları vererek girmemin temel sebebi Ömer Günel ve sosyal medyasından yaptığı açıklamalar. Ömer Günel tüm açıklamalarında özetle “ Evet aleyhimde İtirafçılar var ve bu bir kumpas. Söylediklerini destekleyecek kanıt ve hiçbir belge yok” diyor. Günel, iddia ettiği kumpasın çalışma şeklini ve adreslerini veriyor, soruşturulmasını istiyor. Dolayısıyla bir hukukçu olarak Ömer Günel benim yukarıda verdiğim hukuki ilke ve içtihatlara atıf da bulunuyor.

Peki o zaman bu kadar hengameye rağmen aslında durum gayet basit değil mi?. Bir kere masumiyet karinesi gereği  kesin mahkeme kararına kadar kimse Ömer Günel’i suçlu ilan edemez, bu durum her vatandaş için geçerli.

Peki Ömer Günel’in 6 aydır masumiyet karinesinden yararlanabildiğini iddia edecek bir Allah’ın kulu çıkar mı?. Ömer Günel’in penceresinden bakıp verdiği mesajları düşünürsek kanıt ve belgeyle desteklenmediği takdirde itirafçıların nihai kararda hükme esas olmayacağı gibi bir ilke ve içtihat var. İşte Ömer Günel bu mevzuda gayet özgüvenli bir duruş sergiliyor. Ve  gördüğüm kadarıyla bu duruş birilerini epey geriyor gibi.

Tamam da biraz da diğer pencereden bak diyen varsa , kimse kusura bakmasın ortada iddianame bile yokken sosyal medya soytarılarının ellerine verilenlere itibar edemem. Ben devleti beklerim, herkes de edebiyle beklesin.

Bize unutturmaya çalışsalar da anormali bırakıp normale dönmemiz lazım. Normal olan şu; herkes edebiyle yasal sürecin nihai sonunu bekleyecek. Yasa koyucu da kimsenin dışardan savcı, hakim gibi hariçten gazel okumasına izin vermemeli.

En azından bu saatten sonra..

 

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar