Memleket çapında trollük müessesini mercek altına alırsak işi en zor olan trol formları bizim Aydın’da teşviki mesai yapıyorlar.
Bilmelerinin gerekli olmadığını bildiğim halde yine de belirteceğim. Bizim memleketteki trol canlıları nereye, neden ve kesinlikle nasıl hizmet ettiklerini bilmiyorlar yada farkındalar ama meymenetlerini Amerikan çadır bezi ile kaplattıklarından hava ve su geçirmediğinden hiçbir şey hissetmiyorlar, hoşlarına gidiyor.
Daha da açarsak;
Ak Partili büyükşehir başkanını güzellerken aynı anda Kılıçdaroğlu’nun faziletlerinden bahsedip, “Partiyi terk eden Erdoğan’a hizmet eder “diyen Kılıçdaroğlu’nun siyasi nurundan dem vururken bazı gazetecileri Ak Parti düşmanı ilan eden, Ak Partili Mehmet Erdem ve Çerçioğlu’nun hayır lokmalarında peşinde dolanıp şimdi de CHP’ye İl Başkanı atanan Süha Bayırlı’ya laf söyletmeyen apacayip bir trol canlı formundan bahsediyoruz.
Sıkı durun işte bomba;
Yapay zekaya tüm bunları aynı anda savunan bir şahsın siyasi ve dünya görüşünü sordum, cevap şu, “Demek istediğini daha da açar mısın, bir şey söylemek zor, son derece karışık”.
Arap apıştı değil, bildiğiniz yapay zeka apıştı . Bizim troller yapay zekayı apıştırdı. Hemen hemen hepsi bugün övmekten havale geçirdiği yere zamanında kallavisinden sallıyordu. Bugün dillerinde pütür kalmadı mübareklerin.
Peki tek suçlu organik zekaları ile değil de pişkinlikleri ile yapay zekayı apıştıran bu trol canlılar mı? hayır. Suçlu gazetecilik mi? kesinlikle hayır. Şöyle anlatayım, genel cerrah olup da boş vakitlerinde kaçak kasaplık yapan bir insan gördünüz mü?, göremezsiniz çünkü yok, yapıyorsa dümdüz kaçak kasaptır, genel cerrah değil. Bu trol canlı formu da bildiğimiz işlere giriyorsa sadece troldür, gazeteci değil.
Genel cerrah örneğinde olduğu gibi Aydın’da trollük yapan gazeteci yok, bulamazsınız, birileri trollük yapıyorsa zaten o tipler gazeteci değil, mesleklerini çoğumuz biliyoruz. Dolayısıyla gazetecilerin değil de gazeteci olmayanların trol kadrosunda istidam edilmeleri de gazeteciliğin Aydın’daki onuru olsun. Tek tük de olsa faydaları da yok değil. Misal, bunların hergün utanıp sıkılmadan, emirle dillerine doladıkları Ömer Günel’e yaptıklarını gören Aydınlı, vicdanında Ömer Günel’in mahkemesini çoktan bitirdi. Kendilerini kale almadan sadece Efeler’e hizmet etmeye odaklanan Anıl Yetişkin’e her desteksiz salladıklarında gülüp geçiyor, hafiften de kalaylıyor vatandaş. Ama bunların en muazzam faydaları şudur canlar. Trolcükler her ellerine verileni diğer ellerindeki havluyla esas duruş da bekleyip servis edince, sandıkta iradesini çalanların kulaklarını güzel güzel çınlatıyor 344 bin Aydınlı, o kazığı hiç unutmuyor.
**
Dediğim gibi meselenin gazetecilik ile uzaktan yakından ilgisi yok. Gazetecilik ile yaşamak , geçimini sürdürmek başka bir şey. Emekli olurken bakmıştım, prim günlerimin üçte ikisi yerel ve ulusal gazetelerden Yeni Asır’dan, Dünya Gazetesi’nden, DHA’dan, Yeni Kıroba’dan, Mücadele’den yatmış, ekmeğimizi buradan yemişiz. Velhasıl kelam elde havlu beklememişiz. Beklettim yada bekletirim diyenin de yalnız alnını değil bütün anatomisini karışlarız icabında.
Herkese hayırlı haftalar….
Yorumlar