Ömer Günel’in kamuoyu açıklamasını yayınlayan gazetecilere kronometre tutup “Ömer Günel’in medya yapılanması” dediler. Mektubunu yayınlayanlara da öyle diyorlardı. Dayanışma çadırına gidenlere de dediler, derler.
Şahsen, Ömer Günel’in medyada yapılandığına dair bir oluşum görmedim ama tutuklandığı günden beri Ömer Günel’in hemen her gün hedef tahtası yapıldığı acayip bir düzen gördüm.
Temsil misal;
Dünyada örneğini ben duymadım lakin duyan varsa söylesin. Gizliliği bulunan dosya ile ilgili sosyal medyadan tellallık yapıp Ömer Günel aleyhinde şahit çığrındılar, böylesi bir rezilliği normal karşılamamızı beklediler. Ama Ömer Günel’in medya yapılanması var, öyle mi? vay anasına.
“Masumiyet Karinesi’ nedir? deseniz Salı Pazarına tarttırmaya gidecek zır cahil tipler, Allah’ın günü, yasa koyucunun gözünün içine baka baka ellerine verilen iftira metinlerini yüzleri kızarmadan paylaştı. Ama Ömer Günel’in medya yapılanması var öyle mi? vay anasına.
Ellerine verenin nasıl bir hıncı varsa, mahpus eşi iki çocuk anası Duygu Günel’i bile dillerine dolayıp utanmadan “hoca hanım, hoca hanım” diyerek yılışıkça ipe sapa gelmez iddialarla rahatsız ettiler. Ama Ömer Günel’in medya yapılanması var, öyle mi? vay anasına.
Açık Öğretim fakültesi, yerel yönetimler bölümüne kayıt yaptıranın bile bildiği, “bütün imar yetkisi büyükşehirdedir” gerçeğini, hiç geçmemiş bir imar düzenlemesi ile ilgili günlerce Ömer Günel aleyhine yayın yaparak, sanki gerçekleşmiş bir suç algısı yapanlar. Ömer Günel’in Sultanhisar’daki rant iddialarını ulusal bir kanal da tüm Türkiye’ye anlatmasına hindi tepkisi verdiler. Ama Ömer Günel’in medya yapılanması var öyle mi? vay anasına.
Kiralık sosyal medyaların, kendini Ret Kit sanan yetkililerin emrine verilerek algı yapıldığı iddiaları kafe köşelerinde bile muhabbet konusu olmuşken, Ömer Günel’in medya yapılanması var öyle mi? vay anasına.
İki gün önceden operasyon paylaşımı yapan “aman hudutları tutun” diyen hanutçuları, aylar önce Kuşadası’ndaki iş insanlarını kast ederek, “ruhsat işleriniz varsa dosyamı hazırlıyorum” diyen gazeteci geçinen son ütücüleri görmüşken, Ömer Günel’in medya yapılanması var öyle mi? vay anasına.
“Ulan cahiller, Anayasa 38’e göre masumiyet karinesi esastır” dediğimizde cevap olarak, “İyi de iddiaları yazmayacak mıyız” tarzında hönküren zihni havale geçirmiş tiplere, “ Tamam da daha hazırlanmış bir iddianame yok ki. İddianameyi siz mi yazıyorsunuz” deyince bön bön bakıyorlar, ama yine de Ömer Günel’in medya yapılanması var öyle mi? vay anasına.
Uzattıkça uzar da, neye yarar. Ne yazanın nede alıp yapıştıranın yüzü kızarmadıkça hak, hukuk, yasa filan takmayana neyi anlatacaksın. En kolayı kendi olduğun durumu başkalarının üzerine fırlatmak, yani Ömer Günel’in medya yapılanması var, yersen.
İleri de ne olur bilmem. Ömer Günel’in iddianamesi hazırlanır, mahkemesi görülür ve serbest kalırsa ne olacak. Ben ne olacağını, daha doğrusu şimdiden trol tayfasının atacakları ortak kopyala, ortak yapıştır manşetlerini aşağıya yazayım, bir nevi tarihe not düşelim. Aha da o günkü manşet; “ÖMER GÜNEL’İN ADLİYE YAPILANMASI”…
Yazarlar mı?, vallahi yazarlar. İddianame yazanlar bunu niye yazmasın.
Kalın sağlıcakla…..
Yorumlar