Korku filmi başlığı gibi oldu ama birileri gerçekten korkuyor. Din alimlerinden filan mutlaka duymuşsunuzdur. Bir büyük kıyamet vardır, evrenin, dünyanın ve yaşamın sonlandırıldığı. Bir de her insanın kendisinin küçük kıyameti vardır, yani ölümü. Kimsenin asabı bozulmasın, zaten başka bir yere bağlayacağım. Yine de bu vesileyle, “yaradan can almamış, kul hakkına girmemiş herkese sağlıklı uzun ömürler versin.” diyelim.
Bu büyük ve küçük kıyamet metaforuna Aydında gerçekleşmesi çok olası siyasi küçük kıyametleri de ekleyebiliriz, zira şu anda ne kadar üst perdeden sesleniyor gibi görünseler de bazılarının akıllarında hep o küçük siyasi kıyametlerinin kopma ihtimalinin stresli bekleyişinin olduğunu düşünüyorum.
Nedir peki bazılarının siyasi küçük kıyametleri?, e tabii ki Ömer Günel’in Aydın’a dönüp gelmesi. Kuşadası demiyorum çünkü olay Kuşadası’nı çoktan aştı. Dosyanın gizliliğine halel getirmeden, hala iddianamenin hazırlanmamış olması ve anayasa destekli masumiyet karinesinden aldığımız güçle bu ihtimalle ilgili bir siyasi okuma yapalım.
Bir defa Ömer Günel dönüşüyle birlikte kısa süre sonra tüm siyasi haklarını da elde ederse AKP’li Çerçioğlu’nun vekilliğe doğru kulaç atacağı kanaatindeyim. Hele bir de yerel seçimler öncesi bir iktidar değişikliğinde ortalık fena karışır.
Günel ile Çerçioğlu’nun büyükşehir yarışının fantezisini kuranlara da şunu söyleyebilirim, o maç Real Madrid ile Çemişkezekspor arası gibi bir müsabaka olur. Ama göreceksiniz böyle bir karşılaşma olmayacak, Ömer Günel varsa Çerçioğlu olmayacak. Bu paragrafa göre ne Çerçioğlu’nun nede Ak Parti’nin Aydın’da hiç şansı yok gibi. İşte tam da siyasi küçük kıyamet bu.
Kanaatimce siyasi küçük kıyamet korkusunun kabuk bağlamamış yara gibi sürekli kanayıp durmasının sebebi de Ömer Günel. Söylemlerinden ve duruşundan geri adım atmıyor, bu mutlaka bazı hesaplar için ürkütücüdür.. Yakın siyasi tarihimizdeki bu tür dosyalara bakınca sobelenmiş seçilmişlerin nasıl geri vites yapıp can derdine düştüğünü görmedik mi?.
Artık soru şu. Bu pilav daha ne kadar su kaldırır. Bunun cevabını iddianame hazırlanınca göreceğiz. Kimsenin hakkı kimsede kalmayacaktır. Evrensel kuraldır, üst perdeden atıp tutanların tamamına yakını kompleksli, ezik, korkak ve kendiyle kavgalı tiplerdir.
Ve tabiiki gerçekler, illaki alışkanlığının gereğini yapar, ortaya çıkar..
Yorumlar