Ömer Günel, Kuşadası Belediye Başkanlığı döneminde basın mensupları ile rutin gerçekleştirdiği ve “İstediğiniz her şeyi sorabilirsiniz, özel hayat da dahil” mottosuyla düzenlediği basın toplantılarının bir yenisini bu kez Silivri’den kendisine ulaştırılan sorular aracılığı ile gerçekleştirdi.
Ömer Günel, Kuşadası Belediye Başkanlığı döneminde basın mensupları ile rutin gerçekleştirdiği ve “İstediğiniz her şeyi sorabilirsiniz, özel hayat da dahil” mottosuyla düzenlediği basın toplantılarının bir yenisini bu kez Silivri’den kendisine ulaştırılan sorular aracılığı ile gerçekleştirdi.
Ömer Günel, mal varlığı dahil, ayak baş parmağımdan saçının ucuna kadar incelendiğini belirterek, “ Yine inceleniyorum. Tutuklanmamın üzerinden neredeyse 5 ay geçti. İddianame hazırlanmadı, sormazlar mı o zaman niye tutukladınız. İstanbul’da ne işim var. Bunların cevabını alamıyoruz. Tutsak edilmiş halde sabırla bekliyoruz“ dedi.
7 yıllık belediye başkanlığı ve 25 yıllık avukatlık hayatında bir tane dahi davası olmadığının altını çizen Ömer Günel, “ Ne olduysa 14 Ağustos’tan sonra isimsiz ihbarlar, ifadesi alınamayan şikayetçilerin dilekçeleri işleme alınır oldu. Hukuk doğru işliyor olsaydı. 5 aydır tutuklu olduğum dosyada ifademi dahi almaları gerekirdi. Ülkem için üzücü” ifadelerini kullandı.
AKP’ye geçmeden önce Aydın Büyükşehir Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kendisinden övgüyle bahsederken bir anda AKP’ye geçmesi ile özellikle kendisine karşı takındığı tavır ile ilgili soruları da yanıtlayan Ömer Günel şunları söyledi;
“ Ne takdiri, ne iltifatı samimiydi. Gerçek Çerçioğlu onu sevenlere ihanet eden, doğru ve gerçek olmayanları yüksek sesle söyleyen, ona yoldaşlık edenleri yolda bırakan ve tüm bunlar için tek bir an üzüntü duymayan kişidir. Bencil, narsisttir. Kendisinden önemli hiç kimse yoktur. Şaşkın da kızgında değilim. Yapılması gerekenleri hayatım boyunca yaptığım gibi disiplin ve çelik gibi bir irade ile yapacağım.”
Adalete olan inancı ile hukuk okumaya karar verdiğini belirten başkan Günel sözlerini şöyle noktaladı. “ 25 yıla yakın avukatlık yaptım. Yargının objektif hukuk ilkelerinden siyasi saikle bu kadar uzaklaştığı bir dönem yaşandı mı emin değilim. Ama halen, belki içinde adalet duygusu kalmış, yemininin anlamını hatırlayan savcı ve yargıçlar vardır diye umudumu koruyorum.”
Yorumlar