Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Kaan Vardarlı, Nazilli’de büyükşehirce fiilen açılmış bir diş polikliniğinin yetkisinin yeni talep edilmesinin akıllara farklı sorular getirdiğini kaydetti.
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Kaan Vardarlı, Nazilli’de büyükşehirce fiilen açılmış bir diş polikliniğinin yetkisinin yeni talep edilmesinin akıllara farklı sorular getirdiğini kaydetti.
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Kaan Vardarlı, Şubat ayı meclis gündeminde Büyükşehir Belediye Başkanına 17 ilçe için geniş kapsamlı yetki verilmesi talep edildiğinin altını çizdi. Protokol, Ruhsat işlemlerinin yürütülmesi, Donanım ve tefrişat işlemleri ve tüm uygulama süreçlerinin başkanlıkça yürütülmesi gibi çok kapsamlı düzenlemelerin başkanlık yetkisine talep edildiğini kaydeden Vardarlı. “Ancak Nazilli’de fiilen açıldığı söylenen bir klinik varken “CHP hizmete engel oluyor” algısı ile bu yetkinin şimdi talep edilmesi Nazilli’deki mevcut poliklinik bu yeni karar ile hukuki zemine mi oturtulmak istenmektedir sorusunu gündeme getirmektedir” dedi.
CHP Aydın Büyükşehir Meclis üyesi Kaan Vardarlı açıklamalarında şunları kaydetti.
“Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı gündemine gelen “17 ilçede Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açılması” maddesi üzerinden kamuoyunda bilinçli bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Sanki CHP grubu sağlık hizmetlerine karşıymış, sanki vatandaşın diş sağlığı hizmetine erişimini engelliyormuş gibi bir hava yaratılmak isteniyor.
Oysa gerçek bambaşkadır. Nazilli’de Açılan Klinik Hangi Karara Dayanıyor? Öncelikle sorulması gereken temel soru şudur:
Nazilli’de açıldığı belirtilen poliklinik hangi meclis kararına dayanarak faaliyete geçirilmiştir?
14.05.2024 tarihli meclis birleşiminde 131 sayılı karar çerçevesinde ilgili birimlerden gelen yazı ve eklerin komisyona gönderilmesi talep edilmiştir. Ancak söz konusu Nazilli polikliniğine ilişkin;
Protokoller,Bakanlık yazışmaları,Ruhsat ve izin süreçleri,Tefrişat ve donanım altlıkları,
“Ön onay” denilen işlemin resmi dayanakları komisyona sunulmamıştır.Ortada faaliyet gösterdiği belirtilen bir tesis var; fakat bu tesisin hangi hukuki zeminde açıldığına dair yazılı, resmi, denetlenebilir bir belge meclis üyeleriyle paylaşılmamıştır.
Peki o halde soruyoruz: Eğer Nazilli’deki klinik zaten yasal ve usulüne uygun açıldıysa, bugün neden yeni bir yetki kararı isteniyor?Eğer açılmadıysa, hangi yetkiyle faaliyete geçirildi?
“Ön Onay Aldık” Demek Hukuki Dayanak Değildir.Komisyonda verilen sözlü açıklamada “ön onay alındı” denilmiştir. Ancak kamu yönetiminde sözlü beyan değil, yazılı belge esastır.
Bir kamu tesisi;
Sağlık Bakanlığı protokolü olmadan,Ruhsat süreci tamamlanmadan,Meclis yetkisi alınmadan
nasıl hizmete açılmış olabilir?Eğer açıldıysa bu ciddi bir usul sorunudur. Eğer açılmadıysa kamuoyu yanıltılmaktadır.
17 İlçe Kararı ile Nazilli’yi Yasallaştırma Çabası mı? Şubat ayı meclis gündeminde Büyükşehir Belediye Başkanına 17 ilçe için geniş kapsamlı yetki verilmesi talep edilmektedir. Bu yetki;
Protokol yapılması, Ruhsat işlemlerinin yürütülmesi, Donanım ve tefrişat işlemleri,Tüm uygulama süreçlerinin başkanlıkça yürütülmesi gibi çok kapsamlı düzenlemeleri içermektedir.
Ancak Nazilli’de fiilen açıldığı söylenen bir klinik varken, bu yetkinin şimdi talep edilmesi şu soruyu gündeme getirmektedir:
Nazilli’deki mevcut uygulama bu yeni karar ile hukuki zemine mi oturtulmak istenmektedir?
Eğer böyleyse, bu durum meclisin iradesini sonradan onay makamına dönüştürmek anlamına gelir ki bu kabul edilemez. CHP Grubu Neye “Dur” Diyor? CHP grubu sağlık hizmetine değil;
hukuksuzluğa, belgesizliğe ve meclis iradesinin devre dışı bırakılmasına “dur” demektedir.
Komisyon, bilgi ve belgelerin detaylı sunulması için toplantıyı ertelemiştir. Bu, engelleme değil; denetim görevinin yerine getirilmesidir.
Sağlık Komisyonu toplantısının yapılamaması da Cumhur İttifakı üyelerinin katılmaması nedeniyle gerçekleşmiştir. Buna rağmen konu görüşülmüş ve eksik evrak nedeniyle ertelenmiştir.
Bu tavır, kamu sorumluluğudur. “CHP Hizmeti Engelliyor” Algısı Gerçeği Yansıtmıyor
Hizmet üretmek ile hukuka uygun hareket etmek birbirinin alternatifi değildir.Kamu yönetiminde amaç kadar yöntem de önemlidir. Eğer: Protokoller şeffaf biçimde sunulsa,Nazilli için alınan ön onay yazılı olarak paylaşılsa,Bakanlık yazışmaları komisyona verilse, Ruhsat süreçleri netleştirilse,hiçbir tartışma yaşanmayacaktır.
Ancak belge sunulmadan, yetki genişletilerek ve meclis sonradan onay makamına dönüştürülerek işlem yapılmak isteniyorsa; buna “evet” demek hukuk sorumluluğunu ortadan kaldırır.
CHP grubu sağlık hizmetine değil, belgesiz işleme karşıdır.
Kamuoyunun bilmesi gereken gerçek budur.
Hukuka uygun her projeye destek verilir. Ancak hukuki zemini belirsiz bir uygulamaya meclis eliyle meşruiyet kazandırılmasına da sessiz kalınmaz. Sağlık siyasetin malzemesi değil, kamusal sorumluluktur.”
Yorumlar