“Huylu huyundan vazgeçmez” derler. Siyasette de bazı isimler vardır ki zaman geçse de alışkanlıkları kolay kolay değişmez. Kuşadası’nda Behçet Alp’in son hamlesine bakınca insanın aklına ister istemez bu söz geliyor.
Baştan söyleyelim ki yazının sonunda “yanlış anlaşıldık” tartışmaları olmasın: Bu yazı bir suçlama değil, sadece bir gözlem.
İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Behçet Alp’in geçmişte kaç farklı siyasi partide bulunduğu çok da önemli değil. Bu onun siyasi tercihidir ve onu lider olarak görenlerin değerlendireceği bir konudur. Ancak akla takılan başka bir soru var:
Düne kadar neredeydin Behçet Alp?
2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin ilçe başkanı olarak, seçim sonuçlandıktan sonra kazanan rakibine bir nezaket ziyareti yaptın mı?
Örneğin dönemin kazananı Asil’e gidip “hayırlı olsun” dedin mi?
Cevap: Hayır.
Peki biraz daha geriye gidelim.
2019 seçimlerinde, rakibin bile olmadığın halde Ömer Günel seçimi kazandığında bir ziyaret gerçekleştirdin mi?
Yine cevap: Hayır.
Hal böyle olunca insanın aklına şu soru geliyor:
Bugün yapılan ziyaretin zamanlaması neden şimdi?
Siyasi kulislerde konuşulanlar malum… Ömer Günel’in yaşadığı hukuki süreç sonrası ortaya çıkan tablo, bazı siyasetçilerin hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden olmuş olabilir. “Acaba yeni bir siyasi kapı aralanır mı?” diye düşünenlerin olduğu da konuşuluyor.
Elbette bu yorumlar kulislerin değerlendirmesi. Ama şunu da söylemek gerekir ki Kuşadası kamuoyu bu tür hamleleri okumakta oldukça deneyimlidir. Kimsenin attığı adımın nedenini anlamakta zorlandığını sanmıyorum.
Öte yandan şunu da teslim etmek gerekir:
Yaşanan sürece karşı bir ziyaret gerçekleştirilmesi, sonuçta bir dayanışma mesajı niteliği taşımaktadır. Keşke bu tür nezaket ziyaretleri geçmişte de yapılabilseydi. O zaman bugün yapılan adım çok daha farklı bir anlam taşıyabilirdi.
Gelelim Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’a…
Bu noktada kendisini ayrıca takdir etmek gerekir. Çünkü Tahsin Demirtaş, bu ziyareti kabul ederek kimseye ihanet etmedi; aksine makamın temsil ettiği kurumsal anlayışı ortaya koydu. Demokrasi ve siyaset kültüründe, farklı siyasi partilerin ziyaretlerini kabul etmek bir zafiyet değil, tam tersine kurumsal olgunluğun göstergesidir.
Zaten herkes biliyor ki Ömer Günel de seçim sonrasında kendisine yapılacak böyle bir ziyareti aynı şekilde kabul ederdi.
Tahsin Demirtaş’ın göreve geldiği ilk günden itibaren ortaya koyduğu tablo da dikkat çekici. Söylediği ilk cümlelerden itibaren sergilediği tavır, birleştirici ve devlet ciddiyetine yakışır bir çizgi taşıyor. Görünen o ki Demirtaş, Ömer Günel’e emanet edilen halk iradesini koruma konusunda oldukça dikkatli bir duruş sergiliyor.
Unutulmaması gereken bir başka nokta da şu: Tahsin Demirtaş bir hukukçu. Hukukçuların olaylara soğukkanlılıkla yaklaşan ve analiz yeteneği güçlü insanlar olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Yaşananların farkında olmadığı ya da süreci okumadığı düşünülmemeli.
Sonuç olarak İYİ Parti’nin gerçekleştirdiği ziyaret, yaşanan hukuki tartışmalar karşısında verilmiş bir dayanışma mesajı olarak değerlendirilebilir. Keşke Behçet Alp bu yaklaşımı daha önce de gösterebilmiş olsaydı.
Öte yandan Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’ın bugüne kadar ortaya koyduğu tutum da önemli bir mesaj veriyor:
Kuşadası’nda kurumsal akıl, temiz siyaset ve halk iradesine saygı çizgisinin devam edeceğini gösteriyor.
Ve bugün Kuşadası’nda asıl beklenti de tam olarak bu.
Yorumlar