Aydın'da geçmişte CHP'nin sembol isimlerinden Efeler Belediyesi meclis üyesi ve başkan yardımcısı Barış Altıntaş, CHP'den istifasının sürecini yayınladığı basın açıklaması ile duyurdu. Altıntaş, " Vicdanımın onaylamadığı hiçbir şeyin sessiz tanığı olamam." dedi.
Aydın'da geçmişte CHP'nin sembol isimlerinden Efeler Belediyesi meclis üyesi ve başkan yardımcısı Barış Altıntaş, CHP'den istifasının sürecini yayınladığı basın açıklaması ile duyurdu. Altıntaş, " Vicdanımın onaylamadığı hiçbir şeyin sessiz tanığı olamam." dedi.
Barış Altıntaş açıklamasında şunlara değindi.
“İnsan, bazen bir partiden değil; kendi vicdanının verdiği hükümden ayrılır.”
Bir zamanlar, “Babam mezarından kalkıp ‘Bu kadar yeter, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa et.’ demedikçe partimden ayrılmam.” demiştim.
O söz, yıllarımı verdiğim bir davaya duyduğum sadakatin ifadesiydi. Çünkü benim için siyaset; makamların değil, Cumhuriyet’e bağlılığın, millet sevgisinin, fedakârlığın ve vicdanın adıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yalnızca bir üye olarak değil, Cumhuriyet’in kurucu iradesine inanmış bir evlat olarak girdim. Bu inancı bana babam miras bıraktı.
Babam; Atatürk’e ve Cumhuriyet’e bağlılığı uğruna bedeller ödemiş, sürgünler yaşamış bir Cumhuriyet neferiydi. Bana bir partiyi değil, bir fikri emanet etti ve şu sözü hayatım boyunca yolumu aydınlattı:
“Hiçbir siyasi parti Cumhuriyet’in üzerinde değildir. Eğer bir gün yürüdüğün yol seni Atatürk’ün gösterdiği istikametten uzaklaştırırsa, geçmişte verdiğin sözlere değil; Cumhuriyet’e ettiğin yemine sadık kal.”
Bugün aldığım kararın özü işte bu nasihattır.
1993 yılında, henüz 18 yaşındayken Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldum. Gençliğimi ve hayatımın en verimli yıllarını bu büyük çınarın altında geçirdim. Örgütün her kademesinde görev aldım; köy köy, mahalle mahalle çalıştım, seçim meydanlarında, sandık başlarında, adliye koridorlarında, afet günlerinde ve gecenin en zor saatlerinde partim ve Cumhuriyet için mücadele ettim.
Bir koltuğa değil, bir davaya hizmet ettim.
Aydın’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarılarında küçücük de olsa bir emeğim varsa, bunu hayatımın en büyük onurlarından biri olarak görüyorum. “Gençlerin Barış Abisi”, “Kadın Kollarının yaramaz evladı” ve “Yönetimlerin Barış Başkanı” olarak anılmamın sebebi de kurduğum samimi gönül bağıdır.
Bugün ise vicdanımın onaylamadığı hiçbir şeyin sessiz tanığı olamam.
Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin siyasi mirasıdır. Ancak üzülerek görüyorum ki partinin izlediği siyasi anlayış ve ortaya koyduğu tercihler, bu tarihî mirası ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün temel ilkelerini temsil etmekten uzaklaşmıştır.
Babam mezarından çıkmadı.
Ama bana bıraktığı ahlak, karakter ve Cumhuriyet şuuru bugün de yolumu aydınlatıyor.
Bu nedenle geçmişte söylediğim sözü inkâr etmiyorum; aksine gerçek anlamıyla yerine getiriyorum.
Çünkü benim sadakatim hiçbir zaman bir partiye değil, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’e olmuştur.
Bu inançla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum.
Bu karar bir son değil, Cumhuriyet mücadelesinin yeni bir başlangıcıdır.
Bugünden sonra da hukukun üstünlüğünü, milli egemenliği, laik Cumhuriyet’i, sosyal adaleti, tam bağımsız Türkiye idealini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğim.
Benim mücadelem değişmiyor.
Bazen aynı hedefe ulaşabilmek için yeni bir yola çıkmak gerekir.
İnanıyorum ki tarih, makam değiştirenleri değil; ilkelerinden vazgeçmeyenleri hatırlayacaktır.
Ben bugün kişisel konforumu değil, vicdanımı; siyasi aidiyetimi değil, Cumhuriyet’e olan sadakatimi tercih ediyorum.
Dün olduğu gibi bugün de, yarın da…
Bu milletin, bu Cumhuriyet’in ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetinin yılmaz bir neferi olmaya devam edeceğim.Kamuoyuna saygıyla duyururum"
Yorumlar