Daha geçen hafta, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle organize ettiği Fener Alayı yürüyüşüne gitmiştin. Ne yalan söyleyeyim, ortalama bir katılım filan olur diye düşünürken gördüğüm manzara karşısında şaşırmıştım.
Ertesi gün, Anıl başkana da şaşırdığımı o derece bir kalabalık beklemediğimi ifade etmiştim. Başkan, “Sen birde 7 Eylül’ü bekle “ demişti. Haklıymış, yine muhteşem bir kalabalık vardı.
Ulusal bir kurtuluş günü de olsa bu manzaraların siyasi okuması vardır. Bu okuma, Efeler’in tabiri caizse Anıl Yetişkin’e , “Sen tamamsın, bozma, aynen devam” mesajıdır. Görüntülere bakın tamamen halkın içinde, yürüyüşten sonra bile saatlerce vatandaşla vakit geçiriyor.
Ve tüm bunların gündüz kutlamalarında başkan Yetişkin’e yapılan “yok sayma” nezaketsizliğinin üstüne yaşanması çok daha anlamlı hale geliyor. Makam ve mevkilerden alınan geçici kuvvetle sergilenen yok saymanın birkaç saat sonra değişmez güç olan halkın el vermesiyle nasıl var sayıldığının sokaklara taşmış halini gördük. Bir siyasetçi daha ne ister ki?. Bu açıdan Allah aşkına Anıl Yetişkin’i yok sayın, kendiniz gibi var saymayın.
Bakın size geçmişten ibretlik bir hatırlatma yapayım. Bugünün Ak Partilisi eskinin CHP’lisi büyükşehir başkanı Özlem Çerçioğlu ,geçmişte Aydın’da iktidar cenahı tarafından hep yok sayıldığından şikayetçi olur ve bu şikayetini Aydınlıya havale ederdi..
İnceleyin büyükşehir olma dönemindeki il özel idare mallarının paylaşılması tartışmalarını, bakın Çerçioğlu’nun elinde patatesle aş evinin tahliyesindeki feryadına ve bakın mazbatasını yemekhanede almasının isyanına , sadece birkaç örnek, hepsi arşivlerde.
Peki Aydınlı ne yaptı, Çerçioğlu’nun yok sayılma mağduriyetine destek verip yıllarca Çerçioğlu’nu yok sayanları sandıkta yok saydı, başkan hanımı var etti. Bugün Özlem hanım ziyadesiyle var sayılmanın mutluluğu içinde ama Anıl Yetişkin yok sayılıyor öyle mi?. Kim kazanacak, kim kaybedecek?. Özlem hanımın bunun üstünde epey bir düşünmesi lazım.
Bugüne dönersek, belki çok erken olacak ama bir hafta arayla vatandaşın Anıl Yetişkin’in arkasında sokakları doldurması, balkonlardan bayrak sallayıp selam göndermesi, esnafın yürüyüşten çıkarıp çay ikram etmek istemesi filan Efeler’in gelecek 8-9 yılının aradığı istikrarı bulduğunu gösterir. Ve dolayısıyla birileri için de Efeler’de gökten mühürsüz oy yağmazsa nal toplayacağının emarelerini.
Hadi bu kalabalıklara biraz daha anlam kazandıralım. Efeler’de birilerinin korktuğu başına geldi. Sosyal belediyecilik, kırsala hizmet, yenilenmeye başlanan yollar filan derken Anıl Yetişkin kabul gördü. Ben kabul görmeyen başkanın arkasında ulusal bayram da dahil böyle sıra tutulan bir dönem görmedim.
Yine mesela, Efeler halkı başkan Yetişkin’i birilerinin sürekli çekmeye çalıştığı çamurlu saha da boğuşurken görmüyor, çünkü gayet bilinçli şekilde o sahaya girmiyor. Sosyal belediyeciliğe yoğunlaşmış, “bunlar kumda oynasın” modunda yoluna devam ediyor.
Uzun lafın kısası, ukalalık yapıp akıl verecek değilim. Anıl başkan neyi yakalığının farkındadır muhakkak. Birileri de bir yılı aşkın süredir neyi kaybettiklerinin farkında mı acaba. Anlamadılarsa sandıkta anlarlar. O sandık illaki gelecek. Sandık kimi var saydığını yada kimi yok saydığını cümle aleme ilan edince herkes külahını önüne koyar.
Tabi bir külah kalırsa..
Yorumlar